(Source: terrible-reflection, via rainbower)
(Source: terrible-reflection, via rainbower)
”Vücudunda yara izi olmayan insanları sevemiyorum, sanki hiç yaşamamışlar gibi, bir şeyler eksik kalıyor.’
(Source: benbiryalanuydurdum)
Yıl ‘86.
Ben daha doğmamışım bile. 20 küsür sene önce çıkan bir şarkının hala seviliyor olmasının tek bir anlamı var: geçmişte insanlar kaliteli müzik yapıyordu.
500 Days of Summer filminin soundtrack albümü sayesinde tanıştım bu şarkıyla. Geç oldu ne yazık ki, ama olsun… Kulaklarımın pası gitti. :)
Yıl ‘95.
Sözleri ve melodisiyle tadından yenmeyen nadir şarkılardandır benim için. Zaman zaman içine düşülen fikirlere tercüman olur… Garip bir şekilde de mutlu hissettirir.
‘90lar pek güzeldi değil mi? Geriye dönememek ne acı.
Yıl ‘94.
İlk dinlediğimde ağlamıştım. O zamanlar daha sözlerini bile anlamıyordum oysa ki…
Geçmiş hep acıtmasa keşke…
İçimdeki telaştan nefret ediyorum. Sakin bir insan olmak isterdim. Sakin, ağırbaşlı ve az konuşan. Üç yaşındaki bir kız çocuğu gibi sürekli konuşup duran, ordan oraya koşan bir kızı babası dışında hiçbir erkek sevmez.
Bıyıklı adamları belki de beni severler diye seviyorumdur.
Yıl ‘97.
Nasıl da severim bunu…
Bu parçanın da bir cover olduğunu az evvel öğrendim. ‘95te ortaya çıkan orjinaline şuradan ulaşabilirsin: http://www.youtube.com/watch?v=XvHzFER-rdY
Şahsi fikrim, yine orjinalindan daha iyi bir cover ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayım.
kompüter..
WAT
(Source: eskiesvaplarim)